Ana Sayfa

Risale.mobi

Külliyat'da Ara

İnebolu kahramanlarından berber Ali Osman’ın mâsum mahdumunun güzel yazısıyla gönderdiği mektuba baktım, birden hatırıma geldi: Üç mühim Nur merkezinde üç berber tam birbirine benzer bir tarzda Nura büyük hizmetleri, hem herbirisi çocuklarıyla Nura çalışmaları, beni mesrur eyledi. Berber Burhan, berber Hıfzı, berber Ali Osman, Nurun birer kıymetli kahramanlarıdır. Allah onları çoluk ve çocuklarıyla dünyada ve âhirette mes’ut etsin. Âmin.

Said Nursî

• • •

( 206 )( 208 )
Lügatler Dipnotlar Tüm Kitaplar Emirdağ Lâhikası - I  ( 207 )  

Lügatler

Geri

âhiret : öteki dünya, öldükten sonraki ebedî hayat
âmin : “Allah’ım kabul eyle”
aziz : çok değerli, izzetli, saygın
bedel : karşılık
ceride : gazete
cür’et : cesaret
edyân-ı semâviye : semâvî dinler, vahiyle gelen dinler
emare : belirti, işaret
enaniyet : ben, benlik
enaniyetli : bencil, gururlu
feylesof : filozof; felsefe ile uğraşan, felsefeci
haps-i ebedî : sonsuz bir hapis, Cehennem
hengâm : ân, zaman
hiddet : öfke
iftihar : övünme
istikbal : gelecek
kanaat verme : inanma, razı olma
kat’î : kesin
kesret : çokluk
Kur’ân-ı Hakîm : her âyet ve sûresinde sayısız hikmet ve faydalar bulunan Kur’ân
mahdum : evlat, oğul
mâruz kalmak : hedef olmak, yüz yüze gelmek
mâsum : günahsız, suçsuz; çocuk
melâike : melekler
mesrur : sevinçli, mutlu
mukabil : karşılık
müdakkik : dikkatli bir şekilde araştıran, inceleyen
nesl-i âti : gelecek nesil
neşredilmek : yayımlanmak
ruhanî : maddî yapısı olmayan ruh âlemine ait varlık
sıddık : çok doğru ve bağlı
şakirt : talebe, öğrenci
şark-ı şimalî : kuzeydoğu
tâciz : rahatsız etme, sıkıntı verme
tasdikkârane : onaylayarak
tâzip : azap verme, cezalandırma
telâkki edilen : kabul edilen

Geri