Ana Sayfa

Risale.mobi

Külliyat'da Ara

Aziz, sıddık kardeşlerim; Evvelâ: Leyle-i Miracınızı tebrik ve içinde ettiğiniz duaların makbuliyetini rahmet-i İlâhiyeden niyaz ederiz. Ve bu havalide Mirac gecesinden bir gün evvel ve bir gün sonra müstesna bir surette rahmetin yağması işarettir ki, bu vatanda bir umumî rahmet tecellî edecek, inşaallah.

Saniyen: Van’daki eski talebelerimle ziyade alâkadar ve merak ettiğim ve bugünlerde Kastamonu’nun Süleyman Rüştü’sü olan Çaycı Emin, Van’da bulunup o eski mübarek talebelerimin ellerine Nurların yetişmesine çalışması ve o mübarek eski kardeşlerimin hayatta olduklarını bilmediğim ve merak ettiğim ki, beraber onların hayatta ve Nurlara müştak olduklarını mektupla haber vermesi, beni çok ziyade memnun eyledi. Ve çok ferahlı bir hüzün ve hazin bir eski hatıra-i sürur verdi. Ben buradan oraya muhabere edemediğim için, benim bedelime Safranbolu kahramanları muhabere etse iyi olur.

Salisen: Otuz seneden beri siyaseti bırakıp havadislerini merak etmediğim halde, mu’cizatlı Kur’ân’ımızı iki buçuk sene müsadere edip bize vermemekle beraber, dünyada emsali vuku bulmamış bir tarzda Afyon Mahkemesi bizi tâzip ve kitaplarımızın neşrine mâni olmak cihetiyle, ziyade beni incitti. Ben de, beş on günde iki üç defa siyaset dünyasına baktım, acip bir hal gördüm. Müdafaatımda dediğim gibi istibdad-ı mutlak ve rüşvet-i mutlaka ile hareket eden bir cereyan-ı zındıka masonluk, komünistlik hesabına bizi böyle işkencelerle ezmeye çalışmış. Şimdi o kuvveti kıracak başka bir cereyan bu vatanda tezahüre başladığını gördüm. Fazla bakmak mesleğimce iznim olmadığından daha bakmadım.

1اَلْبَاقِى هُوَ الْبَاقِى
Hasta Kardeşiniz
Said Nursî

• • •

( 9 )( 11 )
Lügatler Dipnotlar Tüm Kitaplar Emirdağ Lâhikası - II  ( 10 )  

Lügatler

Geri

acip : acayip, şaşırtıcı
alâkadar : alâkalı, ilgili
aziz : çok değerli, izzetli
bedel : karşılık
cereyan-ı zındıka : dinsiz hareket
cihan : dünya
emsal : benzerler
hatıra-i sürur : mutluluk veren hatıra
havadis : ilgi ile karşılanabilecek haber
havali : çevre, yöre
hazin : hüzün veren, acıklı
hemşire : kızkardeş
imdad : yardım
inşaallah : Allah’ın dilemesiyle, izniyle
istibdad-ı mutlak : sınırsız baskı ve zulüm
Leyle-i Mirac/Miraç Gecesi : Peygamber Efendimizin Mi’raca çıktığı gece; Recep Ayının 27. gecesi
makbuliyet : beğenilmeye, kabul olunmaya lâyık olma
mu’cizatlı : mu’cizeler gösteren
muhabere etmek : haberleşmek
müdafaat : müdafaalar, savunmalar
müsadere etmek : el koymak
müstesna : farklı, seçkin
müştak : arzulu, çok istekli
neşir : yayma, yayılma
niyaz etmek : dua etmek, yalvarıp yakarmak
rahmet : yağmur; Allah’ın şefkat ve merhameti
rahmet-i İlâhiye : Allah’ın her şeyi kuşatan sonsuz rahmeti
rüşvet-i mutlaka : rüşvette sınırsızlık
salisen : üçüncü olarak
saniyen : ikinci olarak
selâmet : esenlik, güven
sıddık : çok doğru ve bağlı
suret : biçim, şekil
şiddet-i ihtiyaç : ihtiyacın şiddeti, şiddetli ihtiyaç
tâzip : azap verme, cezalandırma
tecellî etmek : görünmek, yansımak
umum : bütün, genel
umumî : genel
vuku bulmak : gerçekleşmek, meydana gelmek

Geri

Dipnotlar

Geri

1 : Bâkî olan sadece Odur.

Geri