Ana Sayfa

Risale.mobi

Külliyat'da Ara

2اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ اَبَداً دَاۤئِمًا1بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ

Çok Sevgili Üstadımız Efendimiz; “Risale-i Nur imha edilmez” diye yazılan ayn-ı hakikat parçayı Başbakan, Adliye Bakanına ev adresleriyle, yine diğer bakanların da resmî adreslerine gönderdik. Görüştüğümüz meb’uslara veriyoruz. Hepsi de bu hususta çalışacaklarını söylüyorlar. Isparta Mebusu Senirkentli Tahsin Tola, ziyade alâkadar oluyor ve diyor ki: “Hükûmet şimdi komünistlikle mücadeleye başladı. Bu mücadele yalnız zabıta ile olamaz. Nurcular yirmi seneden beri mücadele ediyorlar. Ve hükûmete büyük yardımda bulunuyorlar. Ve bugün memleketteki muhtelif cereyanların en hayırlısı ve en tesirlisi Nurculardır diyorlar.”

Vâiz ve meb’us Ömer Bilen, diğer meb’us Hasan Fehmi Ustaoğlu ve Fehmi Çobanoğlu isimli ihtiyar zatlar, size pek çok hürmet ve selâm ediyorlar. Her ikisi dahi Risale-i Nur’un şahs-ı mânevîsi namına sevgili Üstadımızı, bu asrın bir mürşid-i hakikîsi söyleyerek, “Onların himmetidir ki, bu umulmadık zafer kazanıldı” diyorlar. Siz sevgili Üstadımızdan çok cihetle yardım gördüğünü söyleyen bu muhterem milletvekilleri, sizin dua ve Risale-i Nur’un hizmetine güvenerek ileriye pek büyük ümitle baktıklarını ve “İslâmiyetin bütün şâşaasıyla âlem-i insaniyet çapında parlayacağını Cenâb-ı Hakkın rahmetinden bekliyoruz” diyorlar. Dünkü Çarşamba günü üç meb’us, bir aralık Üstadımızı ziyaret edeceklerini konuşmuşlar.
Abdullah, Sungur

• • •

( 46 )( 48 )
Lügatler Dipnotlar Tüm Kitaplar Emirdağ Lâhikası - II  ( 47 )  

Lügatler

Geri

alâkadar : alâkalı, ilgili
âsâyiş : bir yerin düzen ve güvenlik içinde bulunması durumu, düzenlilik, güvenlik
ayn-ı hakikat : gerçeğin ta kendisi
bahane : bir şeyin gerçek sebebi gizlenerek ileri sürülen sözde sebep
Cenâb-ı Hak : Hakkın ta kendisi olan sonsuz şeref ve yücelik sahibi Allah
cereyan : akım, hareket
cür’etkâr : cesur
Demokratlar : Demokrat Parti menzupları
garazkâr : kötü niyet sahibi, art niyetli
hadsiz : sınırsız, sonsuz
himmet : ciddi gayret, yardım
hizb : taraftar
hususta : konuda
ıslah-ı hal : hal ve durumun düzeltilmesi, iyileştirilmesi
ihbar : haber
imha edilmek : yok edilmek
keyfî : isteğe, arzuya göre
mahpus : hapsedilmiş, tutuklu
mâsum : günahsız, suçsuz
meb’us : milletvekili
muhtelif : çeşit çeşit
muzır : zararlı
mücadele : uğraşma, çabalama
mürşid-i hakikî : gerçek irşad edici, yol gösterici
şahs-ı mânevî : belirli bir kişi olmayıp bir topluluktan meydana gelen mânevî kişilik, tüzel kişilik
şükür : Allah’a karşı minnet duyma, teşekkür etme
tarafgirâne : bir grup veya partiyi destekleyerek, benimseyerek
tarafgirlik : taraftarlık
tasdik etmek : doğrulamak, onaylamak
teselli : üzüntülü bir kimseyi söz ve öğütle ferahlandırma
uzv-u nâfi : faydalı uzuv, organ
vâiz : vaaz eden
zabıta : güvenlik güçleri
acip : acayip, şaşırtıcı
âlem-i insaniyet : insanlık âlemi
Cenâb-ı Hak : Hakkın ta kendisi olan sonsuz şeref ve yücelik sahibi Allah
elyevm : bugün
garaz : kötü kasıt
garazkârlık : kötü niyet sahibi, art niyetli
haricinde : dışında
hâşiye : dipnot
hulâsa : özet
irsiyet : miras meselesi
irtikâp etme : yapma, işleme
istida : dilekçe
kararname : suçlama veya aklamaya dair resmi yazı
Mahkeme-i Kübrâ’ya Şekvâ : Üstad Bediüzzaman’ın 1922 yılında milletvekillerine sunduğu ve daha sonra basılıp çoğaltılan namaz dair küçük bir risale
Mahkeme-i Temyiz : Temyiz Mahkemesi, Yargıtay
mâni olmak : engel olmak
meâl : anlam
meb’us : milletvekili
mevzuu : konu, bahis
muhalif : aykırı, zıt
muhterem : hürmete lâyık, saygıdeğer
mukabil : karşılık
müdafaat : savunmalar
müsadere : el koyma
neşir : basma, yayma
rahmet : İlâhî şefkat ve merhamet
şâşaa : gösteriş, göz alıcılık
tefsir : açıklama, yorum; Kur’ân-ı Kerimi mânâ bakımından açıklayan, yorumlayan kitap
Temyiz Mahkemesi : Yargıtay
tesettür : örtünme
Zülfikar mecmuası : Risale-i Nur’dan, Kur’ân’ın mu’cizeliğine ve Peygamber Efendimizin (a.s.m.) mu’cizelerine dair bahislerin toplandığı bir eser

Geri

Dipnotlar

Geri

1 : Her türlü noksan sıfatlardan yüce olan Allah’ın adıyla.
2 : Allah’ın selâmı, rahmeti ve bereketi ebediyen, dâima üzerinize olsun.

Geri