Ana Sayfa

Risale.mobi

Külliyat'da Ara

Yirmi Üçüncü Mektup

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ - وَاِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ1

اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ اَبَدًا بِعَدَدِ عَاشِرَاتِ دَقَاۤئِقِ عُمْرِكَ وَذَرَّاتِ وُجُودِكَ 2

AZİZ, gayretli, ciddî, hakikatli, hâlis, dirayetli kardeşim,

Bizim gibi hakikat ve âhiret kardeşlerin, ihtilâf-ı zaman ve mekân, sohbetlerine ve ünsiyetlerine bir mâni teşkil etmez. Biri şarkta, biri garpta, biri mazide, biri müstakbelde, biri dünyada, biri âhirette olsa da, beraber sayılabilirler ve sohbet edebilirler. Hususan birtek maksat için birtek vazifede bulunanlar, birbirinin aynı hükmündedirler. Sizi her sabah yanımda tasavvur edip, kazancımın bir kısmını, bir sülüsünü -Allah kabul etsin- size veriyorum. Duada, Abdülmecid ve Abdurrahman ile berabersiniz. İnşaallah her vakit hissenizi alırsınız.

Sizin dünyaca bazı müşkülâtınız, senin hesabına beni bir parça müteessir etti. Fakat madem dünya bâki değil ve musibetlerinde bir nevi hayır vardır; senin bedeline “Yahu bu da geçer” kalbime geldi.

لاَ عَيْشَ اِلاَّ عَيْشُ اْلاٰخِرَةِ 3 düşündüm. اِنَّ اللهَ مَعَ الصَّابِرِينَ 4 okudum. اِنَّا ِللهِ وَاِنَّاۤ اِلَيْهِ راَجِعُونَ 5 dedim.

Sonraki Sayfa
Yirmi İkinci MektupYirmi Dördüncü Mektup
Lügatler Dipnotlar Tüm Kitaplar Mektubat  Yirmi Üçüncü Mektup  

Lügatler

Geri

âhiret : öldükten sonraki sonsuz hayat
aziz : izzetli, değerli
bâki : kalıcı, daimî
dirayet : bilgi ve kuvvetli tecrübe sahibi olma
garp : batı
hakikat : gerçek
hâlis : içten, samimi
hususan : özellikle
hüküm : kesin bir karara varma
ihtilâf-ı zaman ve mekân : yer ve zaman farklılığı
inşaallah : Allah’ın izniyle
maksat : amaç
mâni : engel
mazi : geçmiş zaman
musibet : belâ
müstakbel : gelecek zaman
müşkülât : zorluklar, sorunlar
müteessir : etkilenen, etkilenmiş
nevi : tür, çeşit
sülüs : üçte bir
şark : doğu
tasavvur etme : düşünme, hayal etme
teşkil etme : oluşturma
ünsiyet : dostluk, alışkanlık

Geri

Dipnotlar

Geri

1 : Her türlü noksan sıfatlardan yüce olan Allah’ın adıyla.“Hiçbir şey yoktur ki Allah’ı hamd ile tesbih etmesin.” İsrâ Sûresi, 17:44.
2 : Onun adıyla. O her kusurdan münezzehtir. Hiçbir şey yoktur ki Onu hamd ile tesbih etmesin. Ömrünün dakikalarının âşireleri ve vücudunun zerreleri adedince, Allah’ın selâmı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
3 : “Gerçek hayat, ancak âhiret hayatıdır.” Buharî, Rikak: 1; Cihad: 33, 110; Menâkıbu’l-Ensâr: 9; Mağâzî: 29; Müslim, Cihad: 126, 129; Tirmizî, Menâkıb: 55; İbni Mâce, Mesâcid: 3; Müsned, 2:381; 3:172, 180, 216, 276; 5:332.
4 : “Şüphesiz, Allah sabredenlerle beraberdir.” Bakara Sûresi, 2:153; Enfâl Sûresi, 8:46.
5 : “Muhakkak ki biz Allah’ın kullarıyız ve Ona döneceğiz.” Bakara Sûresi, 2:156.

Geri