Ana Sayfa

Risale.mobi

Külliyat'da Ara

Zeylü’z-Zeyl

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ

İ’lem eyyühe’l-aziz! Bazı insanların ağzında kemiyeten az, keyfiyeten pek büyük üç kelime dolaşmaktadır.

Birincisi: “Herşey kendi kendine teşekkül etmiştir.”

İkincisi: “Mûcid ve müessir esbabdır.”

Üçüncüsü: “Tabiat iktiza etti.”

Bu üç kelimatın pek çok muhâlâta zarf oldukları hakkında yapılan beyanatı dinle:

İnsan mevcuttur. Bu mevcut insan, birinci kelimeye nazaran hem sânidir, hem masnû.

İkinci kelimeye göre, esbabın tesiriyle vücuda gelmiştir.

Üçüncü kelimeye nazaran, mevhum tabiatın eseridir.

Dördüncü cihet ise, hak ve hakikatin istilzam ettiği gibi, Allah’ın masnûudur.

Sonraki Sayfa
Zeylü'l-HabbeZühre
Lügatler Dipnotlar Tüm Kitaplar Mesnevi-i Nuriye  Zeylü'z-Zeyl  

Lügatler

Geri

beyanat : açıklamalar, izahlar
cihet : taraf, yön
esbab : sebepler
gayr-ı mahsur : hadde hesaba gelmeyen; sınırsız, sonsuz
hak ve hakikat : doğru ve gerçek
hurufat : harfler
i’lem eyyühe’l-aziz : “Bil ey aziz, saygıdeğer kardeşim!” mânâsında muhatabı uyarmak ve dikkatini çekmek için kullanılan bir söz
iktiza : gerektirmek
istilzam etmek : gerekli kılmak, gerektirmek
kâinat : evren, bütün yaratılmışlar
kalıp : ölçek
kelimat : kelimeler, sözler
kemiyeten : sayısal olarak
keyfiyeten : zararlı nitelik ve özellik bakımından
masnû : san’at eseri olan varlık
mevcut : var olan
mevhum : gerçekte olmadığı halde var sayılan
mûcid : icad edici, var edici, yaratıcı
muhâlât : olması imkânsız olan şeyler
müessir : tesir edici, tesir sahibi
mürekkebat : birleşikler
mütehâlif : farklı, birbirine uymayan
nazaran : bakarak, –göre
sair : başka
sâni : san’atkâr, san’atla yapan
sıfât-ı lâzime : gerekli olan özellikler
tabiat : Evrende bulunan her şey tabiat kanunları; (tabiat fikri) materyalist düşünce
tertip etmek : düzenlemek; dizmek, sıralamak
teşekkül etmek : oluşmak, meydana gelmek
teşkil etme : meydana getirme, oluşturma
vücuda gelmek : meydana gelmek, var olmak
zarf olmak : bir şeyi içine almak, kapsamak
zerrat : zerreler; hücreler, atomlar
zerre : en küçük madde parçası, hücre, atom
zeylü’z-zeyl : ekin eki

Geri