Ana Sayfa

Risale.mobi

Külliyat'da Ara

Bakara Sûresi

Sual: Îcâz ile i’câz sıfatlarını hâvi Kur’ân-ı Azîmüşşanda,
1بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ve 2فَبِأَىِّ اٰلاَۤءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ve 3وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ gibi pek çok âyetler tekerrür etmektedir. Halbuki bu tekrarlar, belâgate münafidir, usanç veriyor.

Cevap: Ey arkadaş! Her parlayan şey, yakıcı ateş değildir. Evet, tekrar ve tekerrür bazan usanç veriyor, fakat umumî değildir. Her yere, her kelâma ve her kitaba şâmil değildir. Usanç verici addedilen pek çok zâhirî tekrarlar, belâgatçe istihsan ve takdir edilmektedir. Evet, insanın yediği yemekler, biri gıda, diğeri tefekküh (meyve) olmak üzere iki kısımdır.

Birinci kısım, tekerrür ettikçe memnuniyet verir, kuvvet verir, kat kat teşekkürlere sebep olur. İkinci kısmın tekerrüründe usanç, teceddüdünde lezzet vardır. Kezalik, kelâmlar da iki kısımdır.

Bir kısmı ruhlara kut, fikirlere kuvvet verici hakikatlerdir ki, tekerrür ettikçe güneşin ziyası gibi, ruhlara, fikirlere hayat verir. Meyve kabilinden iştihayı açan kısımda tekerrür makbul değildir, istihsan edilmez. Buna binaen Kur’ân, hey’et-i mecmuasıyla kalblere kut ve kuvvet olup, tekrarı usanç değil, halâvet ve lezzet verdiği gibi, Kur’ân’ın âyetlerinde de öyle bir kısım vardır ki, o kuvvetin ruhu hükmünde olup tekerrür ettikçe daha ziyade parlar, hak ve hakikat nurlarını saçar.

Sonraki Sayfa
Fatiha SûresiEcnebî Filozofların Kur'ân'ı Tasdiklerine Dair Şehadetleri
Bölümler
Lügatler Dipnotlar Tüm Kitaplar İşaratü'l-İ'caz  Bakara Sûresi  

Lügatler

Geri

addedilme : sayılma
belâğat : sözün düzgün, kusursuz, hâlin ve makamın icabına göre yerinde söylenmesi
binaen : bundan dolayı
hakikat : gerçek mahiyet, asıl, esas
halâvet : tatlılık, hoşluk
hâvi : ihtiva eden, içine alan
hey’et-i mecmua : fertlerinin hepsi; harf, kelime, âyet ve sûre gibi parçaların oluşturduğu birlik
i’câz : mu’cizelik, bir benzerini yapma konusunda başkalarını acze düşürecek derecede olağanüstü olma
îcâz : sözü kısaltmak; maksadı açık ve net bir şekilde ifade etmek suretiyle, az sözle çok mânâları ifade etme
istihsan : güzel bulma, beğenme
kabilinden : türünden, çeşidinden
kelâm : söz, ifade
kezalik : öyle de, bunun gibi
Kur’ân-ı Azîmüşşan : şan ve şerefi yüce olan Kur’ân
kut : yaşamak için gıda, azık
makbul : kabul gören iyi şey
münafi : aykırı
ruh : hayat kaynağı, can, cevher
sıfat : özellik, nitelik
şâmil : kapsayan, içine alan
teceddüd : yenilenme
tekerrür : tekrarlanma
umumî : genel, bütüne ait
zahirî : görünüşte
ziya : ışık
ziyade : çok, fazla

Geri

Dipnotlar

Geri

1 : Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
2 : “Rabbinizin nimetlerinden hangi birini inkâr edersiniz.” Rahmân Sûresi, 55:13.
3 : “O gün yalanlayanların (peygamberi ve âhireti) vay haline!” Mürselât Sûresi, 77:15.

Geri