Ana Sayfa

Risale.mobi

Külliyat'da Ara

Otuz İkinci Sözün Üçüncü Mevkıfını da Hakkı Efendi kardeşimizle merak ve dikkatle okuduk. Cidden çok âli mefhumu var. Tavsife bu âcizin kudreti olsa, belki bu ikinci nokta için pek ziyade rahatsız etmeye cesaret ederdim. Heyhat ki, diğer hususatta olduğu gibi, bunda da sıfrü’l-yed bulunuyorum. Yalnız hulûs ve sâfiyetle ve kısaca derim: Belki diğer bütün Sözler’in daha fevkinde parlayan bir necm-i nur-efşândır.

(Doktordan Mirâcı nasıl bulduğunu sordum. Doktor Kemal der: “Eserin pek büyük kıymetini takdir etmek için İslâm olmaya bile lüzum yok, insan olmak kâfi” cevabını verdi.)

Hulûsi

• • •

( 5 )( 7 )
Lügatler Dipnotlar Tüm Kitaplar Barla Lâhikası  ( 6 )  

Lügatler

Geri

âciz : güçsüz, zayıf
âhiret : öteki dünya, öldükten sonraki sonsuz hayat
âli : yüksek, yüce
beyan : açıklama, anlatım
cidden : gerçekten
Elhamdü lillâhi teâlâ : hamd ve şükür yalnızca yüce olan Allah’a mahsustur
esrar-ı Kur’âniye : Kur’ân’ın sırları
eşşükrü lillâhi teâlâ : şükür, teşekkür ve minnet yalnızca yüce olan Allah’a aittir
fevkinde : üstünde
hamd : şükür ve övgülerini sunma
heyhat : yazık, çok yazık
hizmetkâr : hizmetçi
hulûs : halislik, samimiyet
hususat : hususlar, konular
ikmal : tamamlama
inâyet-i Samedânî : Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmadığı halde herşeyin Kendisine muhtaç olduğu Allah’ın yardımı
inşaallah : Allah dilerse
İslâm olma : Müslüman olma
kâfi : yeterli
kifâyet : yeterli olma
kudret : güç, iktidar
liyâkat : lâyık olma
lütuf : iyilik, ikram, bağış
mahzâ : tam, katıksız
mefhum : bir sözden çıkarılan mânâ
Mevkıf : bölüm, kısım
Mirâc : Peygamberimizin Allah’ın huzuruna yükseldiği ve bütün kâinatı gezdiği yolculuk; Risale-i Nur’da bu konuyu ele alan Otuz Birinci Söz
musahib : sohbet eden, arkadaş
muvaffak olmak : başarmak
necm-i nur-efşân : aydınlık saçan yıldız
niam-ı Sübhaniye : Zâtında, sıfatında ve işlerinde eksiksiz ve kusursuz olan Allah’ın nimetleri
sâfiyet : saflık, arınmış olarak
sıfrü’l-yed : mahrum, eli boş
şükür : Allah’a karşı minnet duyma, teşekkür etme
takdir etmek : belirlemek
tavsif : vasıflandırma, niteleme, özelliklerini anlatma
tevfîk-i Hüdâ : Allah’ın yardımı
ziyade : çok

Geri