Ana Sayfa

Risale.mobi

Külliyat'da Ara

Niyetim büyük, tevfik Hüdâdan. Yalnız oda cemaatimize Yirmi Beşinci Söze kadar okudum. Ve inşaallah devam edeceğim. Emrinize tebean ve duanıza binaen fütur getirmiyorum. Maddî vazifem oradakinden daha ağırdır. Fakat her umurumda Allah’a istinad ettiğim için, ümitsizliğe düşmüyorum. Oradan ayrıldıktan sonraki füyuzattan istifade etmeyi cân ü yürekten arzu ediyorum. Nâtamam kalan Otuz İki ve Otuz Üçüncü Sözlerin de itmâmına muvaffak olmanızı eltâf-ı İlâhiyeden niyaz eylerim.

Hulûsi

• • •

( 16 )( 18 )
Lügatler Dipnotlar Tüm Kitaplar Barla Lâhikası  ( 17 )  

Lügatler

Geri

ahzâb-ı dalâlet : hak yoldan sapanlar grubu, dinsizler topluluğu
binaen : dayanarak
celb etme : çekme
cemaat : topluluk
cerh edilmez : çürütülmez
ehl-i dalâlet : doğru ve hak yoldan sapanlar, inançsız kimseler
enzâr-ı dikkat : dikkatli bakışlar
erbab-ı gaflet : gaflette olanlar; Allah’ı düşünmeyen ve sorumluluklarından habersiz davrananlar
erbab-ı iman : iman sahipleri
fütur : usanç
gaflet : âhiretten habersiz olma ve Allah’ın emir ve yasaklarına duyarsız davranma hâli
hâh-nâhâh : ister istemez
hakaik : hakikatler, gerçekler
hakikat : doğru gerçek, esas
hâlis : saf, temiz
haşmet : heybet, görkem
Hüdâ : doğru yolu gösteren, Allah
inşaallah : Allah izin verirse
ittifaken : fikir birliği içinde
izhar-ı hayret eyleme : hayretini gösterme, ifade etme
kabil : gibi, benzer
kadir : bir yıldızın parlaklık bakımından bulunduğu basamak
kanaat : görüş, fikir
kevkeb-i nevvâr : parıldayan yıldız
keyfiyet : özellik, nitelik
kudret : güç, iktidar
mağlup olma : yenilme
mevkıf : bölüm, kısım
mutasavver : düşünülen, tasavvur edilen
mübarek : bereketli, değerli
mübareze : karşılıklı mücadele, tartışma
nur : aydınlık
nuranî : nurlu, parlak
nurlu : aydınlık, parlak
sarf edilmek : harcanmak
Sözler : Risale-i Nur için kullanılan diğer bir ad
sual buyurmak : soru sormak
sükût-u mestî : mest olup susmak
takdirat : takdirler, övgüler
tasdik etmek : doğrulamak, onaylamak
tebean : tabi olarak, uyarak
tegayyüb etme : gözden kaybolma, görünmeme
tesir : etki
tevfik : muvaffak kılma
ulviyet : yücelik
Üçüncü Maksad : Otuz İkinci Sözün Üçüncü Mevkıfında yer alan bölüm
vücuda gelme : meydana gelme

Geri