Ana Sayfa

Risale.mobi

Külliyat'da Ara

Geçen hafta muhtelif iki cemaate Yirmi Dördüncü Mektubun Birinci ve İkinci Zeyillerini okudum. Dinleyenler hayran ve bu fakir de o parlak i’câz-ı Kur’ân’dan adeta gaşyoldum. Bu eserinizi Risale-i Nur ve Mektubatü’n-Nur’un en münevverleri safında mütalâa ediyorum. Bugün Cuma idi. Komşumuz Fethi Beye on bir ve on üç numaralı Sözler’i okudum. Dünyevî işlerden tahlîs-i nefîsle iğtinam edebildiğim vakitlerde, o mübarek nurlu pencerelere koşuyorum. Ruhî ve mânevî gıdamı almaya ve bulabildiğim böyle bir muhatabı da hissedar etmeye çalışıyorum.

Hulûsi

• • •

( 19 )( 21 )
Lügatler Dipnotlar Tüm Kitaplar Barla Lâhikası  ( 20 )  

Lügatler

Geri

aziz : çok değerli, izzetli
cemaat : topluluk, grup
dünyevî : dünyaya yönelik
enfâs-ı ma'dude-i hayat : hayatın sayılı nefesleri
ez-can ü dil : içten gelerek, gönülden
fakir : muhtaç; alçak gönüllülük ifadesi olarak “ben” yerine kullanılan söz
firak : ayrılık
gaşyolmak : kendinden geçmek
hissedar : pay sahibi
huzur-u lâmekânî : hiçbir mekâna muhtaç olmayan Zâtın huzuru; Allah’ın hiçbir mekânla sınırlı olmayan katı
i’câz-ı Kur’ân : Kur’ân’ın mu’cizeliği; Kur’ân’ın bir benzerini yapma konusunda başkalarını âciz bırakan olağanüstülüğü
iğtinam etme : fırsat ve zaman değerlendirme
iştigal etme : meşgul olma
keşki : keşke
medrese : okul
Mektubatü’n-Nur : Nur mektupları, Risale-i Nur’un bir diğer adı
mezkûr : anılan, sözü geçen
Kur’ân’ın mu’cizeleri mecmuası : Kur’ân-ı Kerim’in mu’cize yönlerini biraraya getiren Risale-i Nur Külliyatı
muhatap : kendisine hitap edilen
muhtelif : çeşitli, farklı
muhterem : saygıdeğer
mübarek : bereketli, değerli
münevver : aydınlanmış; aydın
mütalâa etme : değerlendirme
nihayet : son
Nurlar : Risale-i Nur Külliyatı
Rabbü'l-Âlemîn Teâlâ ve Tekaddes Hazretleri : bütün âlemleri idare ve terbiye eden, yücelik sahibi olan ve her türlü kusur ve eksiklikten uzak olan Allah
ravza-i saadet : mutluluk bahçesi; Peygamber Efendimizin (a.s.m.) mübarek kabri
ruhî : ruhla ilgili
safîleştirmek : arındırmak
Seyyidü'l-Kevneyn : iki cihanın seyyidi, efendisi
tahlîs-i nefîs : kendini kurtarma
zeyil : ilâve, ek

Geri