Ana Sayfa

Risale.mobi

Külliyat'da Ara

Şu fıkra kardeşim Abdülmecid’indir.

Bu eserler bütün sınıflara ve cemaatlere daima mazhar-ı takdir oluyor. Kim görse istihsan eder. Tenkide mâruz olacak eserler değil. Fakat derecât-ı takdir, derecât-ı fehim gibi mütefavit ve müteaddittir. Herkes derece-i fehmine göre takdir edebilir.
Abdülmecid

• • •

( 21 )( 23 )
Lügatler Dipnotlar Tüm Kitaplar Barla Lâhikası  ( 22 )  

Lügatler

Geri

âhiret : öldükten sonra yaşanacak olan sonsuz hayat
arz etmek : söylemek, ifade etmek
aziz : çok değerli, izzetli
binaenaleyh : bundan dolayı
biraderzade : kardeş oğlu, yeğen
cehalet : cahillik, bilgisizlik
cemaat : topluluk, grup
Cenâb-ı Hakk : Hakkın tâ kendisi olan, şeref ve yücelik sahibi Allah
derecât-ı fehim : anlayış dereceleri, seviyeleri
derecât-ı takdir : takdir, övgü dereceleri
ef'âl : fiiller, hareketler
evvelce : daha önce
fıkra : kısa yazı
himaye : koruma
himmet : mânevî yardım
irade : istek, arzu
irşad edici : doğru yolu gösterici
istihsan etmek : beğenmek, güzel bulmak
itâb : şiddetli hitap, azar, kınama
maruz olma : uğrama
mazhar-ı takdir olmak : takdire şayan olmak, takdir edilmek
muhafaza etme : koruma
muhalefet etme : aykırı davranma, ters düşme
muhterem : saygıdeğer
mukadder : kaderde var olan, takdir olunmuş
müstehak olma : lâyık olma, hak etme
müteaddit : bir çok, çeşitli
mütefavit : farklı
risale : küçük çaplı kitap; Risale-i Nur’un her bir bölümü
sâika : sevk edici, sebep
selef : önceki, yerine geçilen kimse
takdir etmek : övmek, güzel bulmak
tenkit : eleştiri
vasıtasıyla : aracılığıyla

Geri