Ana Sayfa

Risale.mobi

Külliyat'da Ara

Hele Birinci Sözde besmelenin derece-i ehemmiyeti ve suret-i temsiliyesi şâyân-ı takdir ve hayrettir. Öteden beri her kitabın iptidasında Besmele, Hamdele, Salvelenin zikrinin vücubu, hocaefendilerimiz tarafından beyan edilmişse de, bu gibi nefsi iskât edecek bir temsil işitilmediğinden, bu derece zihinde takarrur ve temerküz etmemişti. Şu temsil, Besmele Sözü olan Birinci Sözde ne kadar musîb ve mânidar olduğunu insan olan takdir eder.

Sabri

• • •

( 34 )( 36 )
Lügatler Dipnotlar Tüm Kitaplar Barla Lâhikası  ( 35 )  

Lügatler

Geri

âciz : güçsüz
adem-i müsaade : izin vermeme
besmele : Bismillahirrahmanirrahim’in kısaltılmış şekli
beyan edilmek : açıklanmak, anlatılmak
cihet : taraf, yön
derece-i ehemmiyet : önem derecesi
fenn-i ilm-i kelâm : kelâm ilmi
fıkra-i mânidar : nükteli, ince ve derin anlamlı kısa yazı
hakikat : gerçek, esas
hamdele : Elhamdülillah ifadesinin kısaltılmış şekli
Hudâ-yı Müteâl : Allah-u Teâla; büyüklük ve yücelikte bir eşi bulunmayan Allah
hülâsatü’l-hülâsa : özün özü
ibare-i Arabi : Arapça ibare, metin
ictisar etmek : cesaret etmek
ihsan : bağış, iyilik, lütuf
ile’l-ebed : sonsuza değin
iptida : başlangıç
kalb-i bendelerî : size bağlı kalbim, sizin köleniz olan kalbim
kanaat-i kâmile : tam, eksiksiz kanaat
kıraat edilmek : okunmak
kıymet-i bîpâyân : sonsuz kıymette
kudsiyet : kutsallık
meal : anlam
mektub-u azîmü’l-mefhum : büyük mânâları ve kavramları içine alan mektup; Yirminci Mektup
mektub-u mergûb : rağbet edilen, çok beğenilen mektup
menba’-ı amîk : çok derin kaynak
merkûz : saplanmış, sabit kalınmış
mevcut : var
münderiç : yerleştirilmiş
müsaade-i fâzılâne : yüksek müsaade, izin
müşahede : gözlemleme
mütevellid : meydana gelen, çıkan
nazar : bakış
Nur Risaleleri : Risale-i Nur
sa’y : çalışma
salvele : Hz. Muhammed’e okunan salât ve selam duası
sathî : sığ, yüzeysel
suret-i temsiliye : kıyaslamalı benzetme şeklinde
şâyân-ı takdir ve hayret : takdir ve hayret etmeye değer
taallüm : öğrenme
tafsilât : ayrıntılar
tahrir : yazmak, kaydetmek
takarrur ettirme : yerleştirme
tefeyyüz etme : feyiz alma, feyizlenme
tesyâr buyurulan : gönderilen; belli bir seyir halinde sürdürülen
teşrihat : şerhler, açıklamalar
tevfikat-ı Samedanî : hiçbir şeye muhtaç olmayan, ama herşey Kendisine muhtaç olan Allah’ın yardımları, muvaffakiyet bahşetmesi
ulviyet : yücelik
umum : bütün
Üstad-ı Âlîkadr : kadir ve kıymeti büyük Üstad
Vâhibü’l-A’mâl ve’l-Âmâl : amellerin ve emellerin karşılığını veren Allah
vücub : gereklilik
zevi’l-akıl : akıl sahipleri
zikir : anma
zübde : sonuç, öz

Geri