Ana Sayfa

Risale.mobi

Külliyat'da Ara

Binbaşı Âsım Beyin Risaletü’n-Nur Sözleri hakkında temsîl ettiği bir fıkradır.

Münezzehdir şuûnattan, hep ilhâm-ı İlâhîdir,

Okurken nur alır vicdan, sütûr-u bî-tenâhîdir,

Riyâdan, kibirden, her meâsîden münezzehdir,

Kelâm-ı lâyezâlîden gelen bir nur-u müferrihtir.

Nasıl bir vecd içinde anladım bilsen, bu âsârı,

Bu, âyetler gibi nuranî ve lâhutî bu efkârı,

Meâsir mi? Eser mi? Müncelî, yoksa müessir mi?

İlâhî bir “sürâ”dan berk uran, hayret-fezâ sır mı?

Anılmaz, anlatılmaz, sırr-ı vahdetten haberlerdir.

Sen ey gafil beşer, bil nefsini, gör ki, ne şeylerdir.

Bütün kevn vâlih ve hayran düşündükçe serencâmın

Kerîm hayretle, hürmetle anar nâmın, büyük nâmın.

Âsım

• • •

( 89 )( 91 )
Lügatler Dipnotlar Tüm Kitaplar Barla Lâhikası  ( 90 )  

Lügatler

Geri

Allahü Zülcelâl : sınırsız haşmet ve yücelik sahibi olan Allah
âsâr : eserler
âyine : ayna
berk urmak : şimşek çakmak, parlamak
beşer : insan
dâim : devamlı
efkâr : fikirler, düşünceler
fıkra : kısa yazı
gafil : Allah’ı düşünmeyen ve sorumluluklarından habersiz olan
hâdim : hizmetçi
hâtem : mühür, damga
hayret-fezâ : hayret veren, şaşırtan
ilhâm-ı İlâhî : Allah’ın ilhâmı, Allah tarafından kalbe gelen mânâ
kelâm-ı lâyezâlî : zevâl bulmaz, yok olmaz kelâm; Kur’ân
kerîm : cömertlik ve ikram sahibi
kevn : varlık, âlem, kâinat
kibir : büyüklenme
lâhutî : İlâhî, Rabbânî
meâsî : günahlar, isyanlar
meâsir : güzel eserler, nişanlar
mir’ât : ayna
mir’ât-ı Üstad : Kur’ân hakikatlerini bir ayna gibi yansıtan Üstad
mübarek : bereketli, değerli
müessir : tesir eden
müncelî : ortaya çıkan, zâhir olan, parlayan
münezzeh : arınmış, kusur ve eksiklikten yüce
nâm : ad
nefis : bir kimsenin kendisi; bütün zevk ve lezzetlerin kaynağı olan ve insanı kötülüğe sevk eden duygu
nuranî : nurlu, parlak
nur-u müferrih : ferahlık verici, iç açıcı aydınlık
riyâ : gösteriş, başkalarına iyi görünme
serencâm : baştan geçen hâdise, olay
sıdk : doğruluk
sırr-ı vahdet : birlik sırrı
sutûr-u bî-tenâhî : bitmeyen, tükenmeyen satırlar, mânâlar
sürâ : iz, eser, işaret
şuûnat : işler, fiiller, insanî tasarruflar
tasvib-i ârifane : “irfan sahibi zâtınızın uygun görmesi” anlamına gelen saygı ifadesi
temsîl : analoji, kıyaslama tarzında benzetme
vâlih : şaşa kalmış, şaşırmış
vecd : coşku

Geri