Ana Sayfa

Risale.mobi

Külliyat'da Ara

2وَاِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ1بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ

اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ بِعَدَدِ حَاصِلِ ضَرْبِ عَاشِرَاتِ دَقَائِقِ رَمَضَانَ فِى حُرُوفِ مَاكَتَبْتُمْ مِنَ الرَّسَاۤئِلِ 3

Aziz, sıddık kardeşlerim; Hem mübarek Ramazanınızı, hem inşaallah hakkınızda bin ay kadar meyvedar leyle-i Kadrinizi, hem saadetli bayramınızı, hem çok kıymettar hizmetinizi bütün ruhumla tebrik ve tes’id ederim. Kardeşlerim, bu defa kudsî kalemle hediyeleriniz o kadar beni minnettar ve mesrur etti ki, güya dünyayı ışıklandıracak bir Nur fabrikası ve mazi ve istikbali râyiha-i tayyibesiyle muattar edecek bir gül fabrikası semâdan bizim imdadımıza gönderilmiş ve benim arkamda kuvvetü’z-zahr olarak duruyor ve mütemadiyen çalışıyorlar diye mesrur oluyorum. Yüz binler Elhamdülillâh!

Sabri kardeş; senin fasılalı iki mektubun, hizmetinin makbuliyetine iki şahid-i gaybî gösterdi. Senin tabirinle Nur fabrikasına ben de “Elfü elfi maşâallah, bârekâllah, veffekakellah” derim. Sen ile Sıddık Süleyman, benim nazarımda ve fikrimde ve duamda daima beraber bulunduğunuzdan, seninle konuştuğum vakit, omuz omuza ikinizi beraber görüyorum. Mâsum ve mübarek çocuklarınız duadan hissedardırlar.

Hâfız Ali kardeş; senin mektubundaki tevazuun ve ihlâsın ve Hüsrev’e ait medhin ve Risale-i Nur talebeleri birtek vücut hükmündeki kanaatin, senin hakkında büyük bir ümidimi ve hüsn-ü zannımı tam kuvvetlendirdi. Risale-i Nur’un iki Lütfü’leri ve Mustafa’ları ve Hâfız Ali’leri, Küçük Sabri olan Nureddin ile beraber has talebeler dairesinde, Ramazan feyzine, mânevî kazançlara inşaallah hissedar kabul edildi. Herbir sahifelerini birer kıymettar hediye hükmünde olan nüshaların yüzünden, ben sana çok, hem pek çok borçlu kaldım.

Hüsrev kardeş; kasem ederim, benim elimden gelseydi, yalnız bu defa altın yaldızla yazdığın Mu’cizât-ı Ahmediyeye mukabil herbir sahifesine, yalnız maddî bir ücret olarak birer altın hediye edecektim. Hakikaten ebedî bir gül fabrikasına kâtip tayin edildiğinize kanaatim kat’iyet kesb etti. Rabb-i Rahîme hadsiz hamd ü senâ olsun. Tasavvurumda Hüsrev, Rüştü birtek isim gibi olmuş. İkinizi, Risale-i Nur’a ait herşeyde beraber biliyorum ve buluyorum.

Size 4 اَوَمَنْ كَانَ مَيْتًا âyetine ait ve birden hatıra gelen ve Sabri’nin iki mektubunun daha gelmeden mânevî tesiriyle yazılan bir tetimmeyi gönderdim. Bir derece mahremdir, has ve eminlere mahsustur. Şamlı Tevfik, Âyetü’l-Kübrâ Şuâını, Hâfız Ali’nin otuz üç 5 لاٰ اِلٰهَ اِلاَّ اللهُ ile tevafuklu tarzda bana yazsa iyi olur. Kardeşlerime birer birer selâm.
Duanıza muhtaç
Said Nursî

• • •

( 27 )( 29 )
Lügatler Dipnotlar Tüm Kitaplar Kastamonu Lâhikası  ( 28 )  

Lügatler

Geri

aziz : çok değerli, izzetli, saygın
bârekâllah : Allah hayırlı ve mübarek kılsın anlamında, beğeniyi ifade etmek için kullanılan bir söz
elfü elfi : bin kere bin; milyon
elhamdü lillâh : Allah’a hamd olsun
fasıla : ara
hissedar : pay sahibi
ihlâs : samimiyet
imdad : yardım
inşaallah : Allah dilerse, izin verirse
istikbal : gelecek
kıymettar : kıymetli, değerli
kudsî : kutsal
kuvvetü’z-zahr : yardıma, imdada hazır kuvvet
Leyle-i Kadir : Ramazan ayı içinde bulunan mübarek gece
makbuliyet : kabul edilmiş olma, geçerlilik
maşâallah : Allah dilemiş ve ne güzel yapmış ve Allah nazardan saklasın gibi anlamlara gelen ve beğeniyi ifade etmek için kullanılan bir söz
mazi : geçmiş
medh : övgü
mesrur : sevinçli, mutlu
meyvedar : meyveli, verimli
minnettar : iyilik yapan birisine karşı duyulan teşekkür hissi
muattar etme : güzel kokma
mübarek : hayırlı, bereketli
mütemadiyen : sürekli olarak
nazar : bakış, görüş
râyiha-i tayyibe : güzel, hoş koku
saadetli : mutlu
semâ : gök, yücelik
sıddık : çok doğru ve sadık
şahid-i gaybî : görünmeyen, gizli şahid
tabir : ifade
tes’îd : tebrik etme
tevazu : alçakgönüllülük
veffekakellah : Allah muvaffak eylesin
Âyetü’l-Kübrâ Şuâı : en büyük delil anlamına gelen Risale-i Nur’da bir bölüm; Yedinci Şua
ebedî : sonsuz, sonu olmayan
feyz : bereket, nimet
hadsiz : sonsuz, sınırsız
hakikaten : gerçekten
hamd ü senâ : şükür ve övgü
has : özel; kıymetli ve ileri gelen mühim yakınlardan birisi
hissedar : pay sahibi
hüsn-ü zan : güzel zanda bulunma, güzel düşünce
iki Lütfü’ler : Abdullah Lütfi Özerdem ve Küçük Lütfi
inşaallah : Allah dilerse, izin verirse
kanaati kat’iyet kesb etmek : kanaati kesinlik kazanmak
kasem : yemin
kâtip : yazan, yazıcı
kıymettar : kıymetli, değerli
mahrem : gizli olan, herkese söylenmeyen
Mu’cizât-ı Ahmediye : Peygamber Efendimizin (a.s.m.) gösterdiği mu’cizelerin anlatıldığı risale; On Dokuzuncu Mektup
mukabil : karşılık
nüsha : kopya
Rabb-i Rahîm : her bir varlığa pek özel şefkat ve merhameti olan ve herbir varlığı terbiye edip idaresi ve egemenliği altında bulunduran Allah
tasavvur : düşünme, hayal
tetimme : ek, tamamlayıcı not
tevafuk : uygunluk, anlamlı denklik

Geri

Dipnotlar

Geri

1 : Her türlü noksan sıfatlardan yüce olan Allah’ın adıyla.
2 : “Hiçbir şey yoktur ki Allah’ı hamd ile tesbih etmesin.” İsrâ Sûresi, 17:44.
3 : Ramazan dakikalarındaki âşirelerin, yazmış olduğunuz Nur risalelerinin harfleriyle çarpımı adedince Allah’ın selâmı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
4 : “Ölü iken îmân ile diriltip nûra kavuşturduğumuz ve halk içinde o nûr ile doğru yolda yürüyen kimse, inkâr karanlıkları içinde kalıp da ondan hiçbir zaman çıkmayacak olan kimse gibi olur mu?” En’âm Sûresi, 6:122.
5 : Allah’tan başka ilâh yoktur.

Geri