Ana Sayfa

Risale.mobi

Külliyat'da Ara

Aziz, sıddık kardeşlerim; Bu defaki mektuplarınız gelmeden evvel, bir ihtarla kendi cevabını kerametkârâne yazdırmış. Demek, mektup sahiplerinin fevkalâde sadakatleri keramet derecesine çıkmış.

Kardeşlerim, mektuplarınızda çok yüksek düşünce ve takdirat binden bir hisse de benim olsa, hadsiz şükrederim. Belki Risale-i Nur’un mânevî şahsiyeti ve çok kesretli talebeleri içinde, bilmediğimiz gayet yüksek bir makam sahibi bir zâtın tesiratı ve kumandası hissediliyor, benim gibi bin derece uzak bir biçare tasavvur ediliyor. Hakkım olmadan bana verilen ziyade ehemmiyetiniz, inşaallah size zararı olmaz; fakat Risale-i Nur’un hüsn-ü cereyanına zarar ihtimali var. Siz bir hakikati hissediyorsunuz. Ve fevkalâde sadakat ve ihlâsınız inşaallah hak görür, fakat surette bazan aldanılır. Biz hizmetle mükellefiz. Neticeleri ve muvaffakıyet, Cenâb-ı Hakka aittir.

• • •

( 56 )( 58 )
Lügatler Dipnotlar Tüm Kitaplar Kastamonu Lâhikası  ( 57 )  

Lügatler

Geri

aziz : çok değerli, izzetli, saygın
biçare : çaresiz
Cenâb-ı Hak : Hakkın ta kendisi olan sonsuz şeref ve yücelik sahibi Allah
ehemmiyet : önem
elhasıl : kısaca, özetle
evvel : önce
fâş etme : açığa vurma, yayma
fevkalâde : olağanüstü
fıkra : belli bir düşünceyi anlatmak üzere kaleme alınan yazı; makâle
hadsiz : sınırsız, sonsuz
has : husûsi, özel; kıymetli ve ileri gelen mühim yakınlar topluluğu
ıslah etme : düzeltme, iyileştirme
ihtar : hatırlatma, uyarı
ihtar-ı mânevî : mânevî uyarı, ikaz
keramet : Allah’ın bir ikramı olarak, görülen olağanüstü hal ve hareket
kerametkârâne : kerametli bir şekilde, keramet gösterircesine
kesretli : çok sayıda
mânevî şahsiyet : belli bir kişi olmayıp bir topluluktan meydana gelen mânevî kişi, topluluk, tüzel kişilik
mazhar eyleme : nail etme, eriştirme
risale : küçük çaplı kitap; Risale-i Nur’un her bir bölümü
sadâkat : bağlılık, doğruluk
sıddık : çok doğru ve sadık
sırr-ı mahrem : gizli sır
suret : biçim, şekil
şükür : nimetlere karşı memnunluk gösterme, Allah’a teşekkür etme
takdirât : takdirler, övgüler
tasavvur etme : düşünme, hayal etme
tasvir edilme : anlatılma, ifade edilme
tatbik edilme : uygulanma
tesirat : tesirler, etkiler
ziyade : çok

Geri