Ana Sayfa

Risale.mobi

Külliyat'da Ara

Aziz, sıddık kardeşlerim; Bu defa Sabri ve Hâfız Ali’nin mektupları, Risale-i Nur’un fevkalâde bir kerametini ve harika kuvvetini gösteriyor. Medrese-i Nuriyenin çalışkan ve gayyûr talebeleri birkaç gün zarfında, Hâfız Mehmed’in zâyi olan kitaplarına mukabil umumunun yazılmasını ve ona verilmesini taahhüt edinmelerine, bu havalideki şakirtleri fevkalâde mesrur eyledi. Hâfız Ali’nin tahkikatına gelenlerin, “Mağazalarda kâğıt kalmadı. Risale-i Nur şakirtleri kâğıdı bitirdiler” diye demeleri ve Mehmed Zühdü’nün kitapları kendine iade edilmeleri, Risale-i Nur şakirtlerini müftehirane teşci ve teşvik eden bir hâdisedir.

Sabri mektubunda, “İki üç senedir Risale-i Nur, telif cihetinde tevakkuf devresini geçiriyor” diye hikmetini soruyor. Bunun cevabı uzundur. Hem telif, ihtiyarımız dairesinde değil. Hem, Risale-i Nur şakirtlerinin teliften hisseleri kalmak için, bazı ehemmiyetli esbab ve ârızalar mâni oldu.

Burada başta Âsiye olarak Ulviye, Lütfiye gibi çok çalışkan hanım şakirtler, medrese-i Nuriyedeki hemşirelerine ve selâm gönderen Sabri’nin refikasına, hem kardeşlerine arz-ı hürmet ve selâm ve dua ederler. Umum kardeşlerimize birer birer selâm ve dua ederiz.

• • •

( 95 )( 97 )
Lügatler Dipnotlar Tüm Kitaplar Kastamonu Lâhikası  ( 96 )  

Lügatler

Geri

ârıza : aksama
arz-ı hürmet : hürmet etme, saygı sunma
aziz : çok değerli, izzetli, saygın
cihet : yön, taraf
ehemmiyetli : önemli
esbab : sebebler
fevkalâde : olağanüstü
Fihriste : özet, içindekiler; Risale-i Nur’un Sözler, Mektubat ve On Dördüncü Lem’aya kadar olan kısmın içindekileri; On Beşinci Lem’a
gayyûr : gayretli, çalışkan
havali : çevre, civar
hemşire : kız kardeş
hikmet : sebep, sır, gaye
ihtiyar : irade, istek, tercih
inşaallah : Allah dilerse, izin verirse
isabet-i fikr : fikrin isâbeti, doğruluğu
keramet : Allah’ın bir ikramı olarak, görünen olağanüstü hal ve fiil
mâni : mani, engel
medrese-i Nûriye : nur medresesi; Risale-i Nur’ların okunduğu yer
mesrur : sevinçli, mutlu
metanet : sağlamlık, kararlılık
muhabere : haberleşme, konuşma
mukabil : karşılık
müftehirane : iftihar ederek, övünerek
münasip : uygun
nam : ad
refika : eş
sıddık : çok doğru ve sadık
şakirt : talebe, öğrenci
taahhüt : garanti
tahkikat : araştırmalar
telif : yazma, kaleme alma
teşcî : cesaretlendirme
tevakkuf : durma, duraklama
tevkil : vekil tayin etme
umum : bütün, hepsi
zarfında : içinde
zâyi olan : elden çıkan

Geri