Ana Sayfa

Risale.mobi

Külliyat'da Ara

Denizli tüccarı aslı Burdur’lu Hâfız Mustafa’ya hitaptır.

2وَاِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ1بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ

اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ بِعَدَدِ حُرُوفَاتِ رَسَاۤئِلِ النُّورِ 3

Aziz, sıddık kardeşim ve hizmet-i Kur’âniyede muvaffakıyetli arkadaşım; Sen binler safâlarla geldin, beni ebedî minnettar ettin. Ve sadık arkadaşlarınla Risale-i Nur’un serbestiyetine hizmetiniz o derece büyük ve kıymetlidir, değil yalnız bizi ve Risale-i Nur’un şakirtlerini, belki bu memleketi, belki âlem-i İslâmı mânen minnettar ettiniz ki, ehl-i imanın imdadına yetişmeye Risale-i Nur’un yolunu serbestçe açtınız. Ben, bir seneden beri seni ve seninle beraber bu serbestiyetine çalışanları, merhum Hafız Ali ve Hüsrev gibi Risale-i Nur’un kahramanlarıyla beraber mânevî kazançlarıma, dualarıma şerik etmişim; hem devam edecek... Buraya kadar herbir dakika, yoldaki bir gün, Risale-i Nur’un hizmetinde bulunduğun gibi beni minnettar eyledin. Hâkim-i âdil namını alan malûm zatı ve lehimizde onunla beraber çalışanları, bu hakikî adalete hizmetleri için âhir ömrüme kadar unutmayacağım. Altı yedi aydır onları da aynen mânevî kazançlarıma şerik ediyorum.

Bana teslim ettikleri Risale-i Nur’un bir kısmını, kardeşlerime cevap vereceğim, bütününü yazsınlar, onlara hediye edeceğim. Çünkü onlar, Risale-i Nur’un bundan sonraki hizmetine tam hissedardırlar. Bu meselede ben Denizli şehrini kendi karyeme arkadaş edip bütün emvâtını ve ehl-i imanın hayatta olanlarını hem kendim, hem Risale-i Nur’un talebeleri, mânevî kazançlarımıza hissedar etmeye karar verdik. Denizli Hapishanesini de, bir imtihan medresemiz telâkki ediyoruz. Ve bizimle alâkadar hem Denizli’de, hem hapiste umumuna ve hususan tam adaletini gördüğümüz mahkeme heyetine çok selâm ve dualar ederiz.
• • •

( 21 )( 23 )
Lügatler Dipnotlar Tüm Kitaplar Emirdağ Lâhikası - I  ( 22 )  

Lügatler

Geri

hitap : konuşma
aziz : çok değerli, izzetli
sıddık : çok doğru ve bağlı
hizmet-i Kur'âniye : Kur’ân hizmeti
muvaffakiyet : başarı
safâ geldin : hoş geldin anlamında kullanılan bir karşılama sözü
ebedî : sonu olmayan, sonsuz
minnettar : minnet duymak, yapılan bir iyiliğe karşı kendini borçlu hissetmek
sadık : bağlı, doğru
serbestiyet : serbestlik
şakirt : öğrenci, talebe
âlem-i İslâm : İslâm dünyası
ehl-i iman : Allah’a ve Allah’tan gelen her şeye inanan kimseler, mü’minler
merhum : rahmete kavuşmuş, vefat etmiş
şerik etme : katma, ekleme, ortak etme
hâkim-i âdil : adaletli hâkim
nam : ad, unvan
malûm : bilinen, belli
hakikî : asıl, gerçek
âhir ömür : hayatın son dönemleri
hissedar : pay sahibi
karye : köy
emvât : ölüler
medrese : eğitim yeri, okul
telâkki : anlama, kabul etme
alâkadar : alâkalı, ilgili
umum : herkes
hususan : bilhassa, özellikle
heyet : topluluk

Geri

Dipnotlar

Geri

1 : Her türlü noksan sıfatlardan yüce olan Allah’ın adıyla.
2 : “Hiçbir şey yoktur ki Allah’ı hamd ile tesbih etmesin.” İsrâ Sûresi, 17:44.
3 : Risale-i Nur harflerinin sayısınca Allah’ın selâmı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.

Geri