Ana Sayfa

Risale.mobi

Külliyat'da Ara

Aziz, sıddık kardeşlerim; Evvelâ: Tahirî’nin İstanbul’a gitmesi, inşaallah hayırdır. Ve Hüsrev’in pek çok vazifelerini tamamen yapması, kanaatim geldi ki, Barla’da bulunduğum zaman bütün yazanların tashihatını ve telif hizmetini yapmamda tahakkuk eden büyük inayet ve harika muvaffakiyet, aynen Hüsrev’de, yardımcılarında dahi nümunesi var.

Saniyen: Tahirî’nin, Denizli hapsinde, unutulmaz hâlisane hizmetiyle ve Nurlara sarsılmaz sadakatiyle ve yanılmaz zekâvetiyle ve çekilmez bahadırlığıyla daire-i Nurda ehemmiyetli makamı için, bütün bu defaki mektubunu Lâhikaya geçirdik. Başta Nurun şakirtlerinden validesi Zübeyde olarak, akrabasına ve rüfekasına selâm ederim. Cenâb-ı Hak onlardan ebeden razı olsun. Âmin!

Salisen: Nis’li Kureyşîlerden Ahmed Kureyşî, muhterem pederiyle ve ammizadesi Ahmed ile Nurların has nâşir ve talabelerinden olması, o havali şakirtlerinin namına Nurlar hakkında güzel manzum fıkraları Lâhikaya girdi. Cenâb-ı Hak onları muvaffak eylesin. Âmin.

Rabian: Eğirdir kasabasında, isimlerini yazmadığım gayet ehemmiyetli kardeşlerimiz var. Onlara ve Mehmed Sabri gibi büyük santrala istinaden ve Sabri’nin yazısına benzettiğim dikkatli ve güzel ifadeli bir mektubu çalışkan ve ciddî kardeşlerimizden Çilingir Ali’den aldım. Onun arzusuyla aynını Lâhikaya geçirdik. Ona ve onu çalıştırana “Mâşâallah ve veffakakümullah” deriz.

• • •

( 103 )( 105 )
Lügatler Dipnotlar Tüm Kitaplar Emirdağ Lâhikası - I  ( 104 )  

Lügatler

Geri

inâyet : Allah’ın yardımı
muvaffakiyet : başarı
nümune : örnek, misal
saniyen : ikinci olarak
hâlisâne : samimî, içten bir şekilde
sadakat : bağlılık, sebat
zekâvet : zekilik
bahadır : kahraman, cesur, yiğit
daire-i Nur : Risale-i Nur dairesi
makam : derece
lâhika : ek, ilâve; Üstad Bediüzzaman ve talebelerinin mektuplarından oluşan kitaplar, Yirmi Yedinci Mektup
şakirt : öğrenci, talebe
valide : anne
rüfeka : arkadaşlar
Cenâb-ı Hak : Hakkın ta kendisi olan sonsuz şeref ve yücelik sahibi Allah
ebeden : sonsuza kadar
salisen : üçüncü olarak
muhterem : hürmete lâyık, saygıdeğer
peder : baba
ammizade : amca çocuğu
has : özel; Nur talebelerinin önde geleni
nâşir : yayan
havali : çevre, bölge
manzum : şiir gibi vezinli yazılmış eser
fıkra : bölüm; kısa yazı
muvaffak : başarılı
rabian : dördüncü olarak
istinaden : dayanarak
mâşâallah : Allah dilemiş ve ne güzel yaratmış
veffakakümüllah : Allah sizi muvaffak etsin, başarılı kılsın
aziz : çok değerli, izzetli
sıddık : çok doğru ve bağlı
âlicenap : yüksek ahlâk sahibi
sergüzeşte-i hayat : hayat macerası, serüveni
mücmel : kısa, kısaca
inşaallah : Allah dilerse, izin verirse
âdi : basit, değersiz
nesl-i âti : gelecek nesil
liyakat : lâyık olma
hadsiz : sınrısız, sonsuz
şöhretperestlik : şöhret düşkünlüğü
enaniyet : benlik
hodfüruşluk : kendi kendini beğenme, pahalıya satma
riyakârlık : gösteriş düşkünlüğü

Geri