Ana Sayfa

Risale.mobi

Külliyat'da Ara

Size hayatımda vefattan sonra elinize geçecek mânevî malımı ve hukukumu size vermeye ve 1 مُوتُوا قَبْلَ اَنْ تَمُوتُوا sırrına binaen, ölümden evvel sizi bilfiil vâris yapmaya dair bir Nur şakirdi sordu ki: “Hikmet nedir? Sizi daha çok zaman aramızda görmek istiyoruz. İnşaallah öyle kalacaksınız.”

Ben de dedim ki: Eğer vefattan sonra bu hakikî ve hakikatli vârislerin eline bu malım geçse, dünya malı gibi bir derece taksim olur; derecesine göre herbirisi maldan bir kısmına hakikî malik olur, umumuna mâlik olamaz. Fakat ölümden evvel vârislere verilse; emvâl-i uhrevî gibi, herbirisi umum o mala, o nur lâmbasına derecesine göre mâlik sayılır. Herbirisi küçük birer Said olur; bir nöbetçi yerine, binler nöbetçiler olur. Said’in, irsiyette yalnız binden bir hisse sahibi bir Nurcu olmaz, belki tam bir genç Said olur.

Meselâ o emvâl, emvâl-i Nuriye, faraza bir hazine kadar olsa, binler Nurculara tevziatta, taksimatta yirmişer, yüzer altın düşebilir. Fakat vefat etmeden onları onlara vermek, bir sırr-ı azîme binaen, herbirine istidadına göre, haslara bir milyon birden düşebilir. Bu sırrın bir sırrı var, şimdi izah edemem.

Yine o şakirt dedi ki: “Herbir has şakirdin, senin gibi hayatını ve bütün rahatını feda edebilir mi ki, o koca malı bütün birden alsın?”

Ben de dedim ki: İnşaallah, tesanüdün sırr-ı âzîmi ile -ki, üç elif tesanüdle yüz on bir kuvvetinde gösterdiği gibi- has şakirtlerin mabeynindeki tesanüd-ü hakikînin verdiği kuvvet, benim gibi bir biçarenin sizce fevkalâde zannedilen fedakârlığından geri kalmayacaktır inşaallah.

• • •

( 160 )( 162 )
Lügatler Dipnotlar Tüm Kitaplar Emirdağ Lâhikası - I  ( 161 )  

Lügatler

Geri

biçare : çaresiz, zavallı
bilfiil : fiilen, gerçekte
binaen : dayanarak
elif : Arap alfabesinin ilk harfi
emvâl : mallar
emvâl-i Nuriye : Risale-i Nur’daki hakikatler varlığı
emvâl-i uhrevî : âhirete ait mallar
faraza : varsayalım ki
hakikatli : gerçek, doğru
hakikî : asıl, gerçek
haslar/has şakirtler : Üstadın çok değer verdiği ilk sıradaki talebeleri
hikmet : sıra, gaye, fayda
inşaallah : Allah dilerse, izin verirse
irsiyet : miras olarak alma
istidad : kabiliyet, yetenek
izah etme : açıklama
mabeyn : ara
mâlik : sahip
sırr-ı azîm : büyük sır
şakirt : talebe, öğrenci
taksim : bölüştürme, paylaştırma
taksimat : bölüştürme, paylaştırma
tesanüd : dayanışma
tesanüd-ü hakikî : gerçek dayanışma
tevziat : dağıtım
umum : bütün, genel
vâris : mirasçı
vefat : ölüm

Geri

Dipnotlar

Geri

1 : “Ölüm gelip çatmadan evvel, şehvet ve nefsî arzularınızla ilgili duygularınızı terk etmek suretiyle bir nevi ölünüz.” el-Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ, 2:29. (İbn-i Hâcer el-Askalânî: “Senedli, vesikalı bir hadis değil derim” demiş, Ali el-Karî ise: “Mânâsı doğrudur” demiştir.)

Geri